sabahattin umutlu

1/7/2007 - şiir

Kategori: SIIRLER-1

 

 

         dişleriniz limonda

 

 

 

                                             -rüzgarında esmeyen bir zamana

                                              çarpınca martı ne alkol oluyor ne su

                                              başlıyor ömrün notasız çarpıntısı-

 

 

 

I

 

dişleriniz limonda.

yorgun bir fahişenin makaslanmış

saçlarında savruluyor dünya.

 

siyah ve siyah bir tablonun

dokunulmaz renklerinde çılgın

buharlaşıp uçuyorsun kendinde.

kendiyokluğundan öte biryere

-kayıpgidenyıldızlar-

hani şu dilinin ucuna dolanıp da tüküremediğin

en ortalık yerleri senaryoların.

 

hangi dönecesindeyiz yaşamın.

hangi nehrin ölüsuyunda vaftiz

ellerimiz kendiritminden uzak

nasıl bir duyumun seyrine mülteci.

‘bilmecemsi bir şeyler falan,değil yaşanan

kaç kez çaldıysa telefon gittim lavaboları kirlettim.

 

II

 

koşacakken kapılardan kapılara  

yakalanır düşersin sonrasızlığın kapanına.

elinin altı yok.ve artık hiçbir kapıya uymaz anahtar

elinin üstünde düğümlenir nehir.

 

   

III

 

denizin ayakuçlarında boğulmuş bir çığlık gibi çıplak

tünellerden tünellere dökülüyor yollar.

Sonsuzluğuna kapanıyor en işlek yerinde cadde.

camların ardında çınlıyor gece.

-siyah ve bir lekenin bitkisel karşıkoyuşu güne

kendinetutkun günbatımları.

oltanın ucunda dilegelişi belleğin

 moraran gözkapakları:titreşim ve kül_

 

 

sessiz bir şarkı olarak dinliyorum gövdeni

uzanıp dudaklarına.bir çocuğun gözlerinden

sürgün yağmurlara arasından

hep gözleriyle bakan o kadına.o kadının çocukluğuna.

 

IV

 

dişleriniz limonda.

yanıyordu yanıyordu nehirler

yorgun fahişenin makaslanmış saçlarında.

 

naylon akşamlarında yapışkan kentlerin

esrik adamlar karton kadınlarla oynaşıyor.

yaktığı kitapların yangınından ısınan travesti

gecenin renksizliğine inat tutsak yüzünü

icra ediyor salaş meyhanelerde.

görüntüsünden .bir kedi kıramadığı aynalarda

objektif.objektiften kaçamıyor.kurtuluyor

tam da bir sinek objektife.

buluttan bir orkestranın görünmez çalgıcısı: ay

yıllanmış kontrbasıyla sevişiyor

kayan her yıldız gecesinde.

   

V

 

kalsın.ayıklama.hepsi bildik kehanetler zinciri

biri ötekinden kuyruk biçiminde ayrılan

uçan atlar ve her keloğlanın keloğlan olduğu

birinin sustuğu yerde ötekinin raksettiği söylenen

yüksek geriliminden rivayetin

zaten kırılmış olan o kaburga kemikleri…

elleri ve gövdeleri.ve en ücra yerleri beynin

yani şifrelenmiş genleri.

işte siz. keloğlanlar!

en ortalık yerleri senaryoların

uzanıpdüşürün yere tapındığınız güneşleri .

 

                            

                                             sabahattin umutlu

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2007-07-02 01:15:47 - :)

Yazan: yuksektopuklar
acın sonsuz olduğunda dünyanın karamasını isteyecek kadar olduğunda yağmurdan sonra parıldayan yeşilliği ve bir çocuğun uykudan uyanışını düşün.. HAYYAM

(yıldızın bol, gecen huzurla dolsun. iyi geceler :)
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

"hepimiz tehlikedeyiz" passolini

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım