sabahattin umutlu

2/6/2009 - doğan ergül..


     

 

Bir Şiirin Son Dizesi

 

 

burada sabah akşam donmuş bir denizi taşlıyoruz

 

taşladıkça taşıyor deniz

 

çocuklar oyunda hile yapan arkadaşlarına

 

ceza olarak bir parça bu denizden veriyorlar

 

akasyalar ve barbunlar bir arada…

 

ortaçağ anlatıları satıyor uzun yol şoförleri

 

mola yerlerinde...

 

durup ay'a bakıyor kediler ve köpekler

 

dolunay akşamları…

 

mardinli bir gece istiyor aşıklar haftaiçleri

 

ve haftasonları italyan rönesansı hakkında konuşuyorlar

 

mahalle bakkalı yaşlı adam boyuna bir ağacı yontuyor

 

biz anlıyoruz ki aşk soyunan bir şehirdir

 

susuyoruz ve balkanlar ve ötelerinde yazılmış

 

bir şiiri söylüyoruz ege ağzıyla…

 

kadınlar geçen kıştan,

 

kardan sözediyor şiirin sonunda

 

biz anlıyoruz ki erimek eski bir şiirin son dizesidir

 

atları içeri çekiyorum ve üstünü onlarla örtüyorum

 

şimdi daha serin terliyorsun

 

bu iyi bir mevsim gibi geliyor sana

 

ben dolu vurmuş bir tarlada üstüm başım ay

 

bir filmde oynuyorum...seninle  tanışmamışız daha!..

 

( kalçalarını istiyorum 

 

denizi geçmek

 

için....)

 

 

(Aşkın ve Suların Öğleni’nden)            

                                                        doğan ergül 

 

 

 

 

    bindokuzyüzotuzaltı ispanyol  devrimi ve direnişçi öznelliğin şiiri

 

                                                                                                                     federico garcia lorca'ya

                                                                                                                     yoldaşlarına..

                                                              

 

                                                                          "biz yeni bir dünyayı burada, kalbimizde taşıyoruz.

                                                                           bu dünya şu an büyüyor"

                                                                                                                 durruti

 

                                                                             ‘' mühimmat deposundan çalınan güneş

                                                                                 bir temmuz yapılmaya götürülmüş

                                                                                 dağlarda .evet dağlarda ,,       

                                                                    

                                                                                                                 turgut uyar

                                                                                                                                                                                

                                                                                 ‘'  ay kuşatıldı

                                                                                       sevgilim öldü,,

                                                                                                           ispanyol halk şiiri

   

         aurası yitmeyen iki devrim arasındaki en kısa yol ve imkansızın  poetikası.. 

                                                                          

çoktan tarihin kanlı ve  solgun sayfalarında yerlerini almış bulunan öyle anlar öyle olaylar öyle durumlar  vardır ki. belki de dünyanın akışını tümden değiştirdiği ve ya değiştirebilecekken kesintiye uğrayan bu anlar olaylar ve durumlar  öyle izler bırakırlar ki.iktidarlarının meşruiyetini sağlamak adına her şeyin içinin boşaltılarak bir  tüketim nesnesi haline getirildiği  hafızaların hızla silinerek tüm gezegenin bir unutma kampına dönüştürüldüğü neo liberal düzende bile  bir yerlerde hala bir şeyler kıpırdanır..kıpırtılar sese  nefese dönüşür.izler..kazınmaz izleri sesin..

dünya devrimler  tarihinde iki kısa iki bastırılmış iki devrim vardır ki her şeye rağmen ütopyanın gerçekleştiği  iki yer  olarak da bilinir.1871 paris komünü ve  1936 ispanyol devrimi.işte bu iki devrim ömürleri kısa olsa da  bıraktığı  izler  sanat edebiyat tarihinde  şiirden sinemaya  diğer  tüm disiplinlerde  yer alanların  yönelimini insana ve hayata bakışını her daim etkilemiş etkileyebilmiştir.ki bu yönüyle de halen  aurasını koruyabilmiş koruyabilmektedir..

 iki devrimin de kendi sanatını ve edebiyatını oluşturma koşulları birbirine benzemektedir.her şey devrim içinde oluşmaktadır.sanat ve devrim iç içedir.sanatçı edebiyatçı aydın devrim içinde kimlik bulabilmiştir.ki onların cephede savaşan diğer devrimcilerden hiçbir ayrıcalıkları bulunmamaktadır.

 böyle bir durumda şiire düşen ne mi olmuştur.iktidar karşıtı duruşuyla  devrim içinde şiir .şiir içinde devrim olabilmek..paris komünü ve ispanya anarşist devrimi kendi şiirini ve kendi şairlerini  oluştururken dünyaya ve tarihe devrim içinden bakarak  kendi poetikasını da  oluşturabilmiştir.çünkü şiir o zamanlar taraftı.çünkü  bir tarafı  olanların bir tarafta duranların politikası ve poetikası olabilirdi ancak.öyle de oldu..direnişçi öznelliğin .imkansız durumların . imkansızın poetikası..

 

bin dokuz yüz otuz altı yazıdır ve ay kuşatılmıştır..

atlının şarkısı

ay kocaman, at kara
torbamda zeytin kara.
bilirim ya yolları
varamam cordoba'ya.,,

ovasından, yelinden
kara at, kırmızı ay.
ölüm gözlüyor beni
cordoba surlarında.

ah benim yiğit atım!
ah ne uzunmuş yol da!
ah ölüm bekler beni
varmadan cordoba'ya!

cordoba.
uzak, yalnız.

                federico garcia lorca     

 

1936 yazıdır.temmuzdur.ve lorca da içlerindedir.halkın oylarıyla faşist yönetim devrilir halk cephesi hükümeti kurulur .topraklar işgal edilir.direnişçilerin doğrudan eylemiyle cezaevleri boşaltılır.tutsaklar özgürleştirilir. ülke genelinde grevler  yaygınlaşır.fabrikalar tarlarlalar tüm mülkiyet kamulaştırılmıştır.işte bu bir devrimin ayak sesleridir.

ancak franko faşizmi boş durmaz .alman ve italyan faşizminin de desteğiyle  halka ve muhaliflere karşı katliamlara başlar.

ay kocaman at karadır.devrimin yolları ise sarp ve  dolambaçlıdır.ufuktadır.ki uzak mı  uzaktır.yalnızdır.bilinse de yolları ölüm kestirmeden dolanır.surlarında cordoba'nın ...ay..  

1936 yazıdır.ay kuşatılmıştır.aylardan ağustos ve lorca 38 yaşında ispanya ‘nın granada kentinde franko'nun askerleri tarafından  boğa güreşçisi iki anarşistle birlikte kurşuna dizilir..

devrimin direnişin ve direnişçi öznelliğin şiirini yazan lorca ve şiiri  sonsuza kadar  ölümsüzleşir.

   bakın şu sözler lorca ya ait.." bu dünyada her daim hiç bir şeyi olmayanların yanında olacağım;kendilerinden o hiç bir şeye sahip olmamanın huzuru bile esirgenen insanların yanında,,şiir hiç bir şeye sahip olmayanların çırılçıplak olanların  dilidir belki de.hiç bir şeye sahip olmamanın huzuru bile esirgenenler.varlıklarına dahi tahammül edilmeyenler.aldıkları her nefeste can çekişenler ve  iki nefes arası yaşayanlar .sürekli bir yerden bir yere sürgünler .yersizler yurtsuzlar kağıtsızlar ..şiir en çok da onların sesi değil midir..

lorca ‘nın   tercihi   çoktan bellidir.lorca'nın tercihi şiirin tercihidir.ki 38 yılla sınırlı kısacık  ömründe şiir ile devrimi birbirine en çok yaklaştırmasıyla  ispanyol devrimin en önemli simgelerinden biridir.

 

 
 
hoşça kalın
 
ölürsem
açık bırakın balkonu.
 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

"hepimiz tehlikedeyiz" passolini

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım